Kanser Ağrısı
Kanser ağrısı, hastaların yaşam kalitesini etkileyen önemli bir sorundur. Erken tanı ve multidisipliner tedavi yaklaşımları, ağrı yönetiminde kritik rol oynar.
Kanser, insanoğlunun varoluşundan bu yana büyük acılara ve sıkıntılara yol açan, sıklıkla çaresizlik hissi ve psikolojik çöküntü ile birlikte görülen bir sağlık sorunudur. Bu hastalıkta erken tanı ve tedavi son derece önemlidir; ağrı, hastanın hekimle ilk başvuru sebebi olabileceği gibi, çoğu zaman hastalığın seyrinde yaşadığı ve tedavisini ile yaşamsal faaliyetlerini olumsuz etkileyebilecek bir sorun haline gelebilir. Ağrı tedavisinin önemli unsurlarından biri olan multidisipliner yaklaşım, yani tıbbın farklı alanlarındaki hekimlerin ortak çalışması, kanser tedavisinde (algoloji, onkoloji, cerrahi, radyoloji, psikiyatri, psikoloji, aile hekimliği) kritik bir rol oynamaktadır. Bu yaklaşım sayesinde, hastalığın iyileştirilmesine yönelik tedavi sürerken, hastanın yaşam kalitesinin de artırılması mümkün olur.
Kanser türleri arasında ortaya çıkan ağrılar, çeşitli nedenlere bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu değişim, kanserin tipine, evresine ve hastanın ağrı eşiğine göre farklılık gösterir. Kanserle ilişkili ağrının şiddeti genellikle orta ile şiddetli arasında değişirken, her hastanın ağrısı kendine özgüdür. Bu nedenle, her hasta için özel bir tedavi planı oluşturulması gerekmektedir.
Kanserle ilişkili ağrının başlıca nedenleri şunlardır:
- Tümöre bağlı nedenler
- Kanser tedavisi sırasında uygulanan cerrahi, kemoterapi, radyoterapi gibi yöntemler
- Kanser dışı nedenler
Ağrının gelişimi ise şu durumlarla ilişkilidir:
- Kan damarlarında tıkanmaya bağlı dolaşım bozukluğu
- Metastazlara bağlı kemik kırıkları
- Enfeksiyon
- Enflamasyon (yangı)
- Tümörlerin sinirlere baskı yapması
- İçi boş organların (örneğin bağırsaklar) veya çeşitli kanalların (örneğin safra kanalları) tıkanması
Kanserde Ağrı Sıklığı
Çalışmalar, ilerlemiş kanserli hastaların %90’ının ve evresi ne olursa olsun tüm kanserli hastaların %30’unun ağrıdan şikayetçi olduğunu göstermektedir. Kanser ağrısı çeken hastaların %50’si ise yeterli ağrı tedavisi alamamaktadır.
Kanserden kaynaklanan en sık ağrı türü kemik metastazı ağrısıdır. Kemik metastazı olan kanser hastalarının %60-80’i ağrı yaşarken, ikinci sırada yer alan ağrılar ise tümörlerin sinirlere veya iç organlara baskı yapmasından kaynaklanmaktadır. Sinir dokularına komşu tümörler genellikle en fazla ağrıya neden olanlardır. Kanserle ilişkili üçüncü en yaygın ağrı tipi ise kemoterapi, radyoterapi veya cerrahi müdahale sonucu oluşan ağrılardır.
Kanser ağrısı vücudun farklı bölgelerinde görülebilir. Bir çalışmada hastaların %80’inden fazlasında iki farklı bölgede, %30’undan fazlasında ise üç farklı bölgede ağrı olduğu saptanmıştır.
Kronik Ağrı
Kronik ağrı, hekimler tarafından etkili bir şekilde tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Bu tür ağrı, bireyin hayatının çeşitli yönlerini etkiler, kişiliğini, yeteneklerini ve yaşam kalitesini olumsuz yönde değiştirir.
Kronik ağrı iki türe ayrılmaktadır: sürekli ağrı ve atılım ağrısı (breakthrough pain). Atılım ağrısı, hastanın düzenli olarak ağrı kesici ilaçlarını almasına rağmen ortaya çıkan kısa süreli şiddetli ağrı alevlenmeleridir. Genellikle ani olarak başlar ve birkaç dakika ila birkaç saat arasında sona erer. Birçok hasta gün içinde birden fazla atılım ağrısı atağı yaşar.
Atılım ağrısı kanserden veya kanser tedavisinden kaynaklanabileceği gibi, belirli aktiviteler sırasında (yürüme, giyinme, öksürme vb.) de ortaya çıkabilir. Ancak bazen beklenmedik bir anda, belirgin bir neden olmaksızın da oluşabilir. Atılım ağrısı, sürekli kullanılan ağrı kesici ilaçlardan daha hızlı etki gösteren güçlü, kısa etkili ağrı kesicilerle tedavi edilir.
Kanserli Hastalarda Ağrı Sınıflaması
- Akut kanser ağrıları: Kanser hücrelerinin hızla çoğalarak sağlıklı dokuları istila etmesi sonucu ortaya çıkar. Bu tür ağrı, hastalığın başlangıcında ve ileri evrelerinde gözlemlenebilir. Özellikle meme, prostat, yumurtalık ve rektum kanserlerinde ağrı, erken dönem bulgusu olabilir. İleri dönemlerde ise tümörün kemiği tahrip etmesi sonucunda omurga ve kalça kırıkları veya bağırsağın tümörle tıkanması gibi durumlarda akut ağrı gelişebilir. Akut ağrı ayrıca kanser tedavisi (cerrahi, ışın tedavisi, kemoterapi) sırasında da gözlemlenebilir.
- Kronik kanser ağrısı: Ağrıya yol açan mekanizmalar arasında lenf damarlarının ve kan damarlarının tıkanması, doku harabiyeti (sağlıklı dokularda şişme ve iltihabi reaksiyonlar) yer alır. Hastaların %75’inde kronik ağrı gözlenmektedir. Kronik ağrı çeşitleri arasında:
– Kemik dokuların istilasına bağlı ağrılar: Süreğen ağrıların en sık nedeni, kemiklerin kanser hücreleri tarafından istila edilmesidir. Genellikle meme, prostat, tiroid, akciğer ve böbrek tümörlerinde görülür. Ağrı sürekli olup geceleri ve hareketle artar. Hastalar, künt, sızlayıcı veya derin, bıçak saplanması ya da batma tarzında ağrılardan şikayet eder. Ayrıca kas kasılmasına bağlı olarak kramp tarzında ağrılar da görülebilir. Kemik sintigrafisi, erken tanıda son derece değerlidir.
– Sinirlerin ve omuriliğin istilasına bağlı ağrılar: Sinir dokularının kanserli hücreler tarafından istila edilmesiyle ortaya çıkan bu tür ağrıların tedavisi oldukça zordur. Ağrı genellikle sürekli yanıcı veya aralıklı bıçak saplanması şeklindedir. İlgili bölgede uyuşma, karıncalanma ve kas gücü kaybı gibi belirtiler de gözlenebilir. Omuriliğin istilası sonucunda kollarda ve bacaklarda güçsüzlük, felç, idrar veya dışkı tutamama gibi şikayetler de görülebilir.
– İçi boş veya sert organların içindeki yolların kanserli hücrelerle istilasına bağlı ağrılar: Mide ve bağırsak gibi içi boş organların veya karaciğerdeki safra yollarının kanserli hücrelerle tıkanması sonucu çok şiddetli ağrılar ortaya çıkabilir.

